Öğretim elemanı norm kadro yönetmeliğinde belirsizlik giderilmeli


261 | 23.11.2018
| |

Devlet Yükseköğretim Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm Kadrolarının Belirlenmesine ve Kullanılmasına İlişkin Yönetmelik, Resmî Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Norm kadrolar, ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenci alan birimler ile bünyesinde lisans eğitimi olmamakla birlikte servis dersi veren birimlere ve bünyesinde ana bilim/ana sanat dalı bulunan enstitülere tahsis edilecek; fakülte veya bölüme öğrenci alan lisans programlarında toplam öğretim üyesi kadrosu, asgari kadro sayısından az olamayacaktır. Üniversiteler asgari kadro sayısının iki katına kadar norm kadro planlaması yapabileceklerdir. Yükseköğretim Kurulu tarafından Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma kapsamında belirlenen üniversiteler, ihtisas alanlarıyla doğrudan ilgili birimleri için asgari kadro sayısının üç katına kadar; Araştırma Üniversitesi olarak belirlenen üniversiteler ise dört katına kadar norm kadro planlaması yapabileceklerdir. Açık bir hüküm yer almasa da yönetmeliğin genelinden hareketle norm kadro planlamasının, üniversitelerin gelecek vizyonları ve stratejik planları ekseni yerine mevcut durumları ekseninde yapılmasının kurgulandığı görülmektedir. Bu konuda norm kadro sayılarının belirlenmesinde üniversitelere daha fazla söz hakkı tanınması yerinde olacaktır. Diğer taraftan, mevcut akademik personel yönünden iki husus belirsiz olup bu iki hususun öncelikle ve özellikle açıklığa kavuşturulması gereklidir. Yönetmelikte norm kadro fazlası ibaresi kullanılmasına rağmen norm kadro fazlası akademisyenlerin hangi kriterlere göre belirleneceği ve norm kadro fazlası sayılan akademisyenlerin ne olacağı sorunu açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir. Bu durum, üniversiteler tarafından birbirinden farklı, müştereklik unsuru içermeyen ve objektif olmayan yöntemlerle akademisyenlerin norm kadro fazlası ilan edilmelerine kapı aralayarak mağduriyetlerine yol açacak bir belirsizliktir. Norm kadro fazlası sayılacak akademisyenler, bu belirsizlik karşısında ya kadrolarının bulunduğu üniversitelerden başka üniversitelere gitmeye zorlanacak ya da akademik yükselmelerinin önü kesilerek akademik unvan almalarına rağmen kadro haklarından mahrum kalacaklar. Yine norm kadro sayısının mevcut ihtiyaç durumuna göre belirlenmesi karşısında norm kadro düzenlemesi akademik yükselmelerdeki bekleme süresini uzatacak, akademisyenleri araştırma ve akademik üretim imkânlarının sınırlı olduğu ya da hiç olmadığı norm açığı bulunan üniversitelere gitmek zorunda bırakacaktır. Her iki durum da içerdiği belirsizlik nedeniyle keyfî tasarruflara açıktır. Bu durumun akademik personelin mağduriyetinin yanı sıra bilimsel bilgi üretimine, akademik gelişmeye ve akademisyen sayısının artmasına olumsuz yansıyabileceği görülmektedir. YÖK?ün, bunun gibi potansiyel mağduriyet ve zarar kaynağı konularda belirsizliği giderici ve mağduriyetleri önleyici tedbirler alması, norm kadro usul ve esaslarının ne şekilde uygulanacağına dair üniversiteleri bilgilendirmesi ve yönlendirmesi, gerekirse yönetmelikte bu doğrultuda değişiklikler yapması gereklidir. Eğitim-Bir-Sen olarak, her ne gerekçeyle olursa olsun, akademisyenlerimizin özlük haklarının ihlal edilmesine kayıtsız kalmayacağımızı ifade ediyor; YÖK?ü, üniversitelerin norm kadro uygulamalarını takip ederek mağduriyet oluşmadan adım atmaya çağırıyoruz.
Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top